Teslim Şekilleri (Incoterms) Ne Demektir? Kaça Ayrılır?
Teslim Şekilleri (Incoterms) Ne Demektir? Kaça Ayrılır?
06.03.2021 D Tipi Teslim Şekilleri Hk. Yazı
12.01.2021
İlk defa kuralları 1936 yılında Uluslararası Ticaret Odası (ICC) tarafından belirlenen teslim şekilleri, belli aralıklarla güncellenerek çağın şartlarına uygun hale getirilmekte ve tarafların en iyi yararlanacağı şekilde düzenlenmektedir. Son olarak teslim şekilleri 2020 versiyonuyla karşımıza çıkmaktadır. 1 Ocak 2020 itibariyle yürürlüğe girmiş olan Incoterms 2020 ve önceki versiyonları her ne kadar uyulması gereken kuralları bize gösterse de bu kurallar kanun değildir ve uyulması gibi bir mecburiyet söz konusu değildir.
Taraflar yapılacak ticaretin şartlarını ICC'den bağımsız olarak kendi aralarında belirleyebilir ya da mevcut kurallarda değişiklik yapabilir ve kendi mutabakatları çerçevesinde iş yapabilirler. ICC'nin bu teslim şekillerini oluşturmasındaki amacı bankacılık işlemlerinde, sözleşmelerde vs atfedilebilir bir dayanak ortaya koymaktır. Bu sayede ticareti gerçekleştirecek olan iki taraf sözleşmelerinde ve akreditif vb bankacılık prosedürlerinde kendilerine uyan Standard teslim şekillerinden birini belirleyerek haklarını bu kurallar çerçevesinde koruyabilirler ve ileride doğabilecek anlaşmazlıkların çözümünde kolaylık yaşarlar.
Incoterms 2020'de neler değişti
- FCA Teslim şeklinde satıcıya on-board konşimento verilmesi sağlandı.
- FCA, DAP, DPU, DDP teslim şekillerinde artık üçüncü taraf bir taşıyıcı şart koşulmayacak, ihracatçı-ithalatçı kendi nakliye aracıyla taşımayı gerçekleştirebilecek.
- DAT (Delivered at Terminal) sadece terminal değil, herhangi bir noktada teslim edilebilir olarak revize edilerek DPU (Delivered at Place Unloaded) adını almıştır.
- CIF'te sigorta konusu değişmeyerek Clause (C) şartlarına göre yapılacak, CIP'te ise Clause (A) şartlarına göre yapılacaktır.
ICC Yayın No 723 ile güncellenmiş olup, Incoterms 2020 kuralları aşağıdaki gibidir.
Sadece CIP ve CIF teslim şekilleri satıcının malları sigortalamasını öngörür.
Tüm Taşıma Modlarında Kullanılan Teslim Şekilleri:
|
Teslim Şekli |
Açıklama |
|
EXW-Ex Works |
İşyerinde Teslim |
|
FCA-Free Carrier |
Taşıyıcıya Masrafsız |
|
CPT-Carriage Paid To |
Taşıma Ödenmiş Olarak |
|
CIP-Carriage and Insured Paid To |
Taşıma ve Sigorta Ödenmiş Olarak |
|
DAP-Delivered At Place |
Belirlenen Yerde Teslim |
|
DPU-(Delivered at Place Unloaded) (yeni) |
Belirlenmiş Yerde Boşaltılmış Olarak Teslim |
|
DDP-Delivered Duty Paid |
Gümrük Resmi Ödenmiş Olarak Teslim |
|
Sadece Deniz ve İç Su Yolu Taşımalarında Kullanılan Teslim Şekilleri: |
|
|
FAS-Free Alongside Ship |
Gemi Doğrultusunda Masrafsız |
|
FOB-Free On Board; |
Gemide Masrafsız |
|
CFR-Cost and Freight; |
Mal Bedeli/Masraflar ve Navlun |
|
CIF-Cost,İnsurance And Freigh |
Mal Bedeli/Masraflar, Sigorta ve Navlun |
EXW (Ex Works - İşyerinde Teslim)
“İş yerinde Teslim” terimi, satıcının, mallan, kendi mahallinde veya ismen belirlenmiş başkaca bir yerde (örneğin işyerinde, fabrikada, depoda vb.) alıcının tasarrufuna bırakarak teslim etmesini ifade eder. Satıcı, malları herhangi bir taşıma aracına yüklemek zorunda olmadığı gibi, malların ihracatı için gümrükleme işlemleri gereken hallerde bu gümrükleme işlemlerini yerine getirmek zorunda da değildir. Tarafların, belirlenen teslim yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemeleri önerilir. Zira bu noktaya kadar hasar riski ve masraflar satıcıya aittir. Alıcı ise, malların belirlenen teslim yerinde, şayet belirlenmişse üzerinde anlaşılan noktadan teslim alınmasına ilişkin tüm masraf ve riskleri üstlenir.
EXW, satıcı bakımından asgari yükümlülüğü temsil eder. Bu terim, aşağıda belirtilen hususlara dikkat edilerek kullanılmalıdır:
a) Uygulamada satıcı malları yüklemek için daha uygun bir konumda olsa bile, satıcının alıcıya karşı mallan yüklemeye ilişkin herhangi bir borcu yoktur. Şayet satıcı mallan yüklerse, bunu risk ve masrafları alıcıya ait olmak üzere yapar. Satıcının mallan yüklemek için daha uygun konumda bulunduğu hallerde, satıcıya masrafları ve riskleri kendisine ait olmak üzere malları yükleme borcu öngören FCA kuralı daha uygun olacaktır.
b) Satıcıdan ihracat amacıyla EXW temelinde
mal satın alan alıcı, satıcının sadece ihracatı gerçekleştirmek için alıcının talep edeceği oranda yardımda bulunma borcu altında olduğunu, buna karşılık ihracat için gümrük işlemlerini yerine getirmekle yükümlü olmadığın, bilmelidir. Bu nedenle, alıcı eğer doğrudan veya Alaylı olarak ihracat için gerekli gümrükleme işlemlerini yerine getiremiyorsa, bu kuralın kullanılmaması önerilir.
c) Alıcının malların ihracı ile ilgili olarak satıcıya bilgi verme borcu sınırlıdır. Ancak, satıcı, örneğin vergilendirme, raporlama gibi nedenlerle bu bilgilere ihtiyaç duyabilir.
FCA (Free Carrier - Taşıyıcıya Masrafsız)
“Taşıcıya Masrafsız” kuralı, satıcının mallan, satıcının işyerinde veya belirlenen başka bir yerde, alıcı tarafından tayin edilen taşıyıcıya veya başka bir kişiye teslim etmesini ifade eder. Tarafların, belirlenen teslim yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktada hasar alıcıya geçer.
Eğer taraflar teslimin satıcının işyerinde gerçekleştirilmesini amaçlıyorsa, bu işyerinin adresini belirlenen teslim yeri olarak tanımlamalıdır.
FCA kuralı, satıcının malları uygulandığı ölçüde ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak, satıcının malların ithalat için gümrüklenmesi, ithalat harçlarının ödenmesi ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur.
FAS (Free Alongside Ship - Gemi Doğrultusunda Masrafsız)
“Gemi Doğrultusunda Masrafsız” kuralı, satıcının mallan belirlenen yükleme limanında, alıcı tarafından seçilen geminin doğrultusunda (örneğin bir rıhtımda veya bir mavnada) bırakarak teslim etmesini ifade eder. Mallara ilişkin hasar ve masraflar, mallar gemi doğrultusunda bırakıldıkları zaman alıcıya geçer ve alıcı bu andan itibaren bütün masraflara katlanır.
Tarafların, belirlenen yükleme limanındaki yükleme noktasını mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır ve bu masraflar ile ilgili elleçleme ücretleri limandaki uygulamaya göre değişebilir.
Satıcının malları ya gemi doğrultusunda teslim etmesi veya zaten bu şekilde teslim edilmiş malları tedarik etmesi gereklidir. “Tedarik” terimine burada yapılan atıf özellikle emtia satışında mutad olduğu şekilde zincirleme (dizi halinde) olarak yapılan birden fazla satışa ilişkindir.
Malların konteynerde olduğu hallerde, satıcının malları gemi doğrultusunda değil de bir terminalde taşıyıcıya teslim etmesi olağandır. Bu gibi durumlarda, FAS kuralı uygun değildir ve FCA kuralı kullanılmalıdır.
FAS kuralı, satıcının malları uygulandığı ölçüde ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak, satıcının malların ithalat için gümrüklenmesi, ithalat harçlarının ödenmesi ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur.
FOB (Free On Board - Gemide Masrafsız)
“Gemide Masrafsız” kuralı, satıcının mallan belirlenen yükleme limanında, alıcı tarafından seçilen gemide veya bu şekilde teslim edilen malları temin ederek teslim etmesini ifade eder. Mallara ilişkin hasar ve masraflar, mallar gemide bulunduğunda alıcıya geçer ve alıcı, bu andan itibaren bütün masraflara katlanır.
Satıcının malları ya gemide teslim etmesi veya zaten gönderilmek üzere bu şekilde teslim edilmiş malları tedarik etmesi gereklidir. “Tedarik” terimine burada yapılan atıf özellikle emtia satışında mutad olduğu şekilde zincirleme (dizi halinde) olarak yapılan birden fazla satışa ilişkindir.
FOB kuralı satıcının malları gemiye yüklenmeden önce bir terminalde taşıyıcıya teslim ettiği haller için uygun olmayabilir. Örneğin mallar konteynerde olduğu zaman bu şekilde teslim edilmeleri olağandır. Bu gibi durumlarda, FCA kuralı kullanılmalıdır.
FOB kuralı, satıcının malları uygulandığı ölçüde ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak, satıcının malların ithalat için gümrüklenmesi, ithalat harçlarının ödenmesi ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur.
CFR (Cost And Freight - Masraflar Ve Navlun)
“Masraflar ve Navlun” kuralı, satıcının mallan gemide teslim etmesini veya zaten bu şekilde teslim edilmiş mallan tedarik etmesini ifade eder. Mallara ilişkin hasar ve masraflar, mallar gemide bulunduğunda alıcıya geçer. Satıcı, malların belirlenen varma limanına getirilmesi için taşıma sözleşmesi yapmalı ve masraflar ile navlunu ödemelidir.
CPT, CIP, CFR veya CIF kuralları kullanıldığında, satıcı teslim yükümlülüğünü, mallar varma yerine ulaştığında değil, malları ilgili kural uyarınca taşıyıcıya tevdi ettiğinde yerine getirir.
Bu kuralın iki kritik noktası bulunur, çünkü hasarın geçişi ve masrafların devri farklı yerlerde gerçekleşir. Satım sözleşmesi her zaman bir varma limanını belirtmekle beraber, mallara ilişkin ziya ve hasarın alıcıya geçtiği yer olan yükleme limanını belirtmeyebilir. Eğer, yükleme limanı alıcı açısından özellikle önemliyse, taraflara bunun sözleşmede mümkün olduğunca açık bir şekilde düzenlenmesi önerilir.
Tarafların, kararlaştırılan varma limanındaki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır. Sancıya özellikle bu seçime uyan taşıma sözleşmesi yapması önerilir. Eğer satıcı, taşıma sözleşmesine ilişkin olarak varma limanında malların boşaltılmasına ilişkin masrafları üstlenmek zorunda kalırsa, aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez.
Satıcının malları ya gemide teslim etmesi veya zaten varma yerine gönderilmek üzere bu şekilde teslim edilmiş malları tedarik etmesi gereklidir. Buna ek olarak, satıcının ya bir taşıma sözleşmesi yapması veya böyle bir sözleşmeyi tedarik etmesi gereklidir. “Tedarik” terimine burada yapılan atıf özellikle emtia satışında mutad olduğu şekilde zincirleme (dizi halinde) olarak yapılan birden fazla satışa ilişkindir.
CFR kuralı satıcının mallan gemiye yüklenmeden önce bir terminalde taşıyıcıya teslim ettiği haller için uygun olmayabilir. Örneğin mallar konteynerde olduğu zaman bu şekilde teslim edilmeleri olağandır. Bu gibi durumlarda, CPT kuralı kullanılmalıdır.
CIF (Cost, Insurence And Freight – Mal Bedeli/Masraflar, Sigorta ve Navlun)
“Masraflar, Sigorta ve Navlun” kuralı, satıcının mallan gemide teslim etmesini veya zaten bu şekilde teslim edilmiş malları tedarik etmesini ifade eder. Mallara ilişkin hasar ve masraflar, mallar gemide bulunduğunda alıcıya geçer. Satıcı, malların belirlenen varma limanına getirilmesi için taşıma sözleşmesi yapmalı ve masraflar ile navlunu ödemelidir.
Satıcı ayrıca alıcının yolculuk sırasında mallara ilişkin ziya ve hasar riskine karşılık bir sigorta sözleşmesi yapar. Alıcı, CIF kuralında satıcının sadece asgari teminat sağlayan bir sigorta temin etmek zorunda olduğuna dikkat etmelidir. Alıcı daha geniş bir teminat ile korunmak isterse, ya bu konuda satıcı ile mümkün olduğunca açık olarak anlaşmalı veya kendisi ek sigorta yaptırmalıdır.
CPT, CIP, CFR veya CIF kuralları kullanıldığında, satıcı teslim yükümlülüğünü, mallar varma yerine ulaştığında değil, malları ilgili kural uyarınca taşıyıcıya tevdi ettiğinde yerine getirir.
Bu kuralın iki kritik noktası bulunur, çünkü hasarın geçişi ve masrafların devri farklı yerlerde gerçekleşir. Satım sözleşmesi her zaman bir varma limanını belirtmekle beraber, mallara ilişkin ziya ve hasarın alıcıya geçtiği yer olan yükleme limanını belirtmeyebilir. Eğer, yükleme limanı alıcı açısından özellikle önemliyse, taraflara bunun sözleşmede mümkün olduğunca açık bir şekilde düzenlenmesi önerilir.
Tarafların, kararlardan varma limanındaki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır. Satıcıya özellikle bu seçime uyan taşıma sözleşmesi yapması önerilir. Eğer satıcı, taşıma sözleşmesine ilişkin olarak varma limanında malların boşaltılmasına ilişkin masrafları üstlenmek zorunda kalırsa, aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez.
Satıcının malları ya gemide teslim etmesi veya zaten varma yerine gönderilmek üzere bu şekilde teslim edilmiş malları tedarik etmesi gereklidir. Buna ek olarak, satıcının ya bir taşıma sözleşmesi yapması veya böyle bir sözleşmeyi tedarik etmesi gereklidir. “Tedarik” terimine burada yapılan atıf özellikle emtia satışında mutad olduğu şekilde zincirleme (dizi halinde) olarak yapılan birden fazla satışa ilişkindir.
CIF kuralı satıcının malları gemiye yüklenmeden önce bir terminalde taşıyıcıya teslim ettiği haller için uygun olmayabilir. Örneğin mallar konteynerde olduğu zaman bu şekilde teslim edilmeleri olağandır. Bu gibi durumlarda, CIP kuralı kullanılmalıdır.
CIF kuralı, satıcının malları uygulandığı ölçüde ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak, satıcının malların ithalat için gümrüklenmesi, ithalat harçlarının ödenmesi ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur.
CPT (Carriage Paid To.... – Taşıma Ödenmiş Olarak)
“Taşıma Ödenmiş Olarak” kuralı, satıcının mallan kendisinin seçtiği bir taşıyıcı veya diğer bir kişiye belirlenen yerde (eğer taraflarca böyle bir yer kararlaştırılmış ise) teslim edeceğini ve satıcının, malların belirtilen varış noktasına getirilmesi için gerekli taşıma sözleşmesini yapmak ve taşıma masraflarını ödemek zorunda olduğunu ifade eder. CPT, CIP, CFR veya CİF kuralları kullanıldığında, satıcı teslim yükümlülüğünü mallar varma yerine ulaştığında değil, malları taşıyıcıya tevdi ettiğinde yerine getirir.
Bu kuralın iki kritik noktası bulunur, çünkü hasarın geçişi ve masrafların devri farklı yerlerde gerçekleşir. Tarafların, hasarın alıcıya geçeceği teslim yerini ve satıcının malların o noktaya kadar taşınması için taşıma sözleşmesi akdedeceği varma yerini sözleşmede mümkün olduğunca açık bir şekilde düzenlemeleri önerilir. Eğer malların belirlenen varma yerine ulaştırılması İçin birden çok taşıyıcı kullanılıyorsa, malların ilk taşıyıcıya teslimiyle, yani tamamen satıcının takdirine bağlı ve alıcının üzerinde hiçbir kontrolünün olmadığı bir noktada, hasar alıcıya geçmiş olur. Eğer taraflar hasarın daha ileriki bir aşamada (örneğin, okyanustaki bir limanda veya havaalanında) geçişini düzenlemek istiyorlarsa, satım sözleşmesinde bu hususa değinmelidir.
Tarafların, belirlenen varma yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır. Sancıya özelikle bu seçime uyan bir taşıma sözleşmesi yapması önerilir. Eğer satıcı, taşıma sözleşmesine ilişkin olarak varma limanında malların boşaltılmasına ilişkin masrafları üstlenmek zorunda kalırsa, aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez.
CPT kuralı, uygulandığı ölçüde satıcının malları ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak, satıcının malların ithalat için gümrüklenmesi, ithalat harçlarının ödenmesi ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur.
CIP (Carriage and Insurance Paid To... – Taşıma ve Sigorta Ödenmiş Olarak)
“Taşıma ve Sigorta Ödenmiş Olarak” kuralı, satıcının malları kendisinin seçtiği bir taşıyıcı veya diğer bir kişiye belirlenen yerde (eğer taraflarca böyle bir yer kararlaştırılmış ise) teslim edeceğini ve satıcının, malların belirtilen varış noktasına getirilmesi gereken taşıma sözleşmesini yapmak ve taşıma masraflarını ödemek zorunda olduğunu ifade eder.
Satıcı ayrıca alıcının yolculuk sırasında mallara ilişkin ziya ve hasar riskine karşılık bir sigorta sözleşmesi yapar. Alıcı, CIP kuralında satıcının sadece asgari teminat sağlayan bir sigorta temin etmek zorunda olduğuna dikkat etmelidir. Alıcı daha geniş bîr teminat İle korunmak İsterse, ya bu konuda satıcı İle mümkün olduğunca açık olarak anlaşmalı veya kendisi ek sigorta yaptırmalıdır.
CPT, CIP, CFR veya CIF kuralları kullanıldığında, satıcı teslim yükümlülüğünü mallar varma yerine ulaştığında değil, malları taşıyıcıya tevdi ettiğinde yerine getirir.
Bu kuralın İki kritik noktası bulunur, çünkü hasarın geçişi ve masrafların devri farklı yerlerde gerçekleşir. Tarafların, hasarın alıcıya geçeceği teslim yerini ve satıcının malların o noktaya kadar taşınması İçin taşıma sözleşmesi akdedeceği varma yerini sözleşmede mümkün olduğunca açık bir şekilde düzenlemeleri Önerilir. Eğer malların belirlenen varma yerine ulaştırılması için birden çok taşıyıcı kullanılıyorsa, malların İlk taşıyıcıya teslimiyle, yani tamamen satıcının takdirine bağlı ve alıcının üzerinde hiçbir kontrolünün olmadığı bir noktada, hasar alıcıya geçmiş olur. Eğere taraflar hasarın daha ileriki bir aşamada (örneğin okyanustaki bir limanda veya havaalanında) geçişini düzenlemek İstiyorlarsa, satım sözleşmesinde bu hususa değinmelidir.
Tarafların, belirlenen varma yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır. Satıcıya özellikle bu seçime uyan taşıma sözleşmeleri yapması önerilir. Eğer satıcı, taşıma sözleşmesine ilişkin olarak varma limanında malların boşaltılmasına ilişkin masrafları üstlenmek zorunda kalırsa, aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez.
CIP kuralı, uygulandığı ölçüde satıcının malları ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak, satıcının malların ithalat için gümrüklenmesi, ithalat harçlarının ödenmesi ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur.
DDP (Delivered Duty Paid - Gümrük Resmi Ödenmiş Olarak Teslim)
“Gümrük Resmi Ödenmiş Olarak Teslim” kuralı, satıcının mallan ithalat için gümrüklenmiş olarak ve belirlenen varma yerinde gelen taşıma aracında boşaltmaya hazır şekilde alıcının tasarrufuna bırakmakla teslim ettiğini ifade eder. Satıcı, malların belirlenen varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlenir ve malların sadece ihracı değil, ithali için de gümrükleme işlemlerini yapmakla, ihracat ve ithalat için gerekli her türlü harcı ödemekle ve tüm gümrük formalitelerini yerine getirmekle yükümlüdür.
DDP kuralı satıcı açısından azami yükümlülüğü gösterir.
Tarafların, belirlenen varma yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar ve hasar satıcı tarafından karşılanır. Satıcıya özelikle bu seçime uyan bir taşıma sözleşmesi yapması önerilir. Eğer satıcı, taşıma sözleşmesine uygun olarak varma yerinde malların boşaltılmasına ilişkin masraf yaparsa, aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez.
Satıcının ithalat için gerekli gümrükleme işlemlerini doğrudan veya dolaylı olarak yerine getirme imkanı yoksa taraflara DDP kuralını kullanmamaları önerilir.
Eğer taraflar, malların ithalat için gümrüklenmesine ilişkin tüm hasar ve masrafların alıcı tarafından üstlenilmesini istiyorlarsa, DAP kuralı kullanılmalıdır.
Satım sözleşmesinde aksi açıkça kararlaştırılmamışsa, ithalata ilişkin ödenmesi gereken KDV ve diğer tüm vergiler satıcıya aittir.
Bununla birlikte, teslim şeklinde satıcıya direkt olarak bir teminat sigortası ödeme zorunluluğu getirmemekte, satıcı ile alıcı arasında yapılacak sözleşme kapsamında bu yükümlülüğü satıcı ya da alıcıya yüklemektedir. Bu itibarla, alıcı tarafından herhangi bir sigorta ödemesi beyanı yapılmayan DDP teslim şekline konu işlemlerde alıcı-satıcı arasında düzenlenmiş olan bir sigorta sözleşmesinin olup olmadığının kıymete eklenecek unsurlar açısından irdelenmesi gerekmektedir.
DAP (Delivered At Place -Belirlenen Yerde Teslim)
“Belirlenen Yerde Teslim” kuralı, satıcının malları belirlenen varma yerinde gelen taşıma aracından boşaltmadan alıcının tasarrufuna bırakmakla teslim ettiğini ifade eder. Satıcı, malların belirlenen varma yerine getirilmesine ilişkin tüm hasar ve masrafları üstlenir.
Tarafların, belirlenen varma yerindeki ilgili noktayı mümkün olduğunca açık bir şekilde belirlemesi önerilir. Zira bu noktaya kadar oluşacak masraflar satıcı tarafından karşılanır. Satıcıya özelikle bu seçime uyan bir taşıma sözleşmesi yapması önerilir. Eğer satıcı, taşıma sözleşmesine uygun olarak varma yerinde malların boşaltılmasına ilişkin masraf yaparsa, aksi taraflarca kararlaştırılmadığı sürece, bu masrafların alıcı tarafından tazminini isteyemez.
DAP kuralı, satıcının malları uygulandığı ölçüde ihracat için gümrüklemesini gerektirir. Ancak, satıcının malların ithalat için gümrüklenmesi, ithalat harçlarının ödenmesi ve ithalat için gerekli gümrük formalitelerinin takibine ilişkin herhangi bir yükümlülüğü yoktur. Eğer taraflar, satıcının malları ithalat için gümrüklemesi, herhangi bir ithalat harcını ödemesi veya gümrük formalitelerini yerine getirmesini istiyorlarsa, DDP terimi kullanılmalıdır.
Bununla birlikte, teslim şeklinde satıcıya direkt olarak bir teminat sigortası ödeme zorunluluğu getirmemekte, satıcı ile alıcı arasında yapılacak sözleşme kapsamında bu yükümlülüğü satıcı ya da alıcıya yüklemektedir. Bu itibarla, alıcı tarafından herhangi bir sigorta ödemesi beyanı yapılmayan DAP teslim şekline konu işlemlerde alıcı-satıcı arasında düzenlenmiş olan bir sigorta sözleşmesinin olup olmadığının kıymete eklenecek unsurlar açısından irdelenmesi gerekmektedir.
DPU (Delivered at Place Unloaded - Belirlenen Yerde Boşaltılmış Olarak Teslim)
“Belirlenen Yerde Boşaltılmış Olarak Teslim” kuralı, tüm taşıma türlerini kapsayan bölüm içerisinde yer almaktadır. Satıcının, alıcıya göre yükümlülüklerinin daha fazla olduğu bir teslim şeklidir.
Kontrol, ambalaj, işaretleme, çıkış gümrük işlemleri, lisans, izinler, yükleme, navlun ve boşaltma hizmetleri satıcının sorumluluğundadır.
Bu teslim şeklinde sadece varış gümrük idaresindeki işlemler ve resmi izinler alıcının sorumluluğundadır.
Sigorta yükümlülüğü satış sözleşmesinde hangi taraf yüklenilmişse, o tarafın sorumluluğundadır. (Akit`e göre)
Gümrük işlemleri açısından değerlendirildiğinde DPU teslim şeklinde; Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın, navlun masrafının satıcı tarafından üstlenildiği ancak sigortanın akite göre belirlendiği hususuna dikkat etmek gerekir. Sigortanın kim tarafından ödendiği hususunu açıklığa kavuşturmak için satış sözleşmesine başvurulabilir.
![]()
Kaynaklar: